İngilizceden Sonra Hangi Dilleri Öğrenmeliyiz?

Güncelleme tarihi: 30 Ağu 2021


Günümüzde dil bilmek artık birçok alanda büyük bir önem taşıyor ve globalliği nedeniyle de İngilizce tercih edilen ilk yabancı dil oluyor. Fakat dünyanın çoğunda artan dil bilinciyle İngilizce'nin yanında üçüncü hatta dördüncü bir dili öğrenmek gerekli bir hale geldi.


Dil öğrenmedeki en büyük motivasyon genelde işimiz oluyor ve işimizde gelişebilmemizi sağlayacak dillere yöneliyoruz. Örneğin çalıştığınız firma Çin ile çalışıyor ise tabi ki üçüncü bir dil olarak Çinceyi öğrenmeniz sizin faydanıza olacaktır. Ancak önünüzde işiniz gibi sizi kısıtlayan bir şart yok ise öğreneceğiniz dili seçerken öncelikle aşağıdaki soruları değerlendirmeniz yararınıza olacaktır. 1. Öğreneceğim dil ana dilime ne kadar yakın?

Öğreneceğiniz dilin ana dilinize yakın olması o dili öğrenme süreciğinizi oldukça hızlandıracak bir faktördür.

2. Bu dilin kültürüne ne kadar ilgiliyim?

Dil, ait olduğu kültürle birlikte öğrenilir. Dil öğrenme sürecinizde o kültüre ait metinleri, müzikleri ya da videoları kullanacağınız için kültüre ilginizin olması bu süreci daha eğlenceli yapacaktır.


3. Hayattaki hedeflerime ne kadar yararı olur?

Henüz iş hayatına atılmamış olsanız da gelecekte hangi sektörde çalışmak istediğiniz hakkında planlarınız olabilir. O sektörde baskın olan dile odaklanmanız iş, eğitim, göçmenlik gibi bir çok alanda avantajlı olmanızı sağlar. Ayrıca kendinizi geliştirmek istediğiniz konularda yabancı dilde daha fazla kaynağa ulaşımınız olur.


4. İş olanakları nelerdir?

Öğrenmeyi tercih ettiğiniz dilin dünyadaki yaygınlığına bakarak iş olanaklarınızın da ne kadar yaygın olduğunu görmeniz mümkündür.


Bu soruların ışığında öğrenmenizin en avantajlı olduğu dilleri üç başlık altında şöyle sıralayabiliriz;


İSPANYOLCA

1. Dilin Konuşulma Yaygınlığı İspanyolca, dünyada en çok konuşulan ikinci dildir. Bugün 430 milyondan fazla insan bu dili konuşmakta ve en az 20 ülkede İspanyolca resmi ya da ulusal dil olarak kullanılmaktadır. Dilin bu kadar yaygın olması dili pratik etme sürecinde ulaşabileceğiniz kitle sayısından ötürü size büyük bir kolaylık sağlar. Ayrıca seyahat ettiğiniz pek çok ortamda İngilizceden sonra en çok duyma ihtimaliniz olan dil İspanyolcadır.

2. Öğrenme Zorluğu İspanyolca fonetik bir dildir; yani kelimeler Türkçe'deki gibi yazıldıkları gibi okunurlar. Aynı sebepten ötürü İspanyol alfabesi de Türkçe ile neredeyse birebirdir. Bu benzerlik dili öğrenirken telafuz kurallarını çabuk ve sorunsuz öğrenmenizi sağlar. Hem Türkçe hem de İspanyolca Latinceden etkilendikleri için iki dilde de ortak kelimeler bulunmaktadır; banyo = baño kamyon = camión balina = ballena Bu ortak kelimeler sayesinde hem kelime çalışmalarınız daha kolay olur hem de okuduğunuzu anlama beceriniz daha çabuk gelişir. Dil bilgisi İngilizce'den farklıdır. Ancak şahıs ve zaman ekleri sondan eklemeli olduğu için Türkçe kurallarına benzer. Bu yüzden birçok öğrenci İspanyolca'yı İngilizce'den daha kolay bulmaktadır.

3. İş, Eğitim ve Kültür Tabii ki İngilizce'den sonra en çok konuşulan dil olması sebebiyle bir çok sektörde de İspanyolca kullanmanız diğer dillere göre çok daha muhtemeldir. Bu sektörlere örnek olarak; İspanyolca Birleşmiş Milletler'de kullanılan 6 resmî dilden biridir. Ayrıca medya alanında da en çok kullanılan 3. dildir. Ekonomik açıdan ise Economists dergisi Amerika'da yayınladığı bir sayıda insanların sadece İspanyolca öğrenerek $51,000 ek gelir elde edebildiklerini, Forbes ise Latinlerin $1.5 trilyonluk piyasa alım gücünün olduğunu açıklamıştır. Britanya'da da Fransızca, Arapça ve Mandarinceyi geride bırakarak İspanyolca vatandaşların öğrenmesi tavsiye edilen en önemli dil haline gelmiştir. İspanya'da en çok odaklanılan ilk 5 sektör ise Turizm, İmalat, Ziraat, Enerji ve Elektirk, İthalat ve İhracattır.



FRANSIZCA


1. Dilin Konuşulma Yaygınlığı Fransızca, 300 milyon ile dünyada en çok konuşulan 5. dildir (3. Mandarin, 4. Hintçe)* ve İngilizce'den sonra 5 kıtada birden kullanılan tek dildir.

2. Öğrenme Zorluğu Fransızca da İspanyolca gibi Latin kökenli bir dildir. Ancak Fransızca fonetik bir dil olmadığı için öğrencilerin en çok zorlandığı konulardan biri de telafuzdur. Buna rağmen Fransızca ve Türkçe arasındaki etkileşimden ötürü bildiğiniz pek çok kelime Fransızca'da karşınıza çıkacaktır. Ayrıca İspanyolca gibi Latin kökenli bir dil de biliyor iseniz kelime çalışmanız çok daha kolay olacaktır. Dil bilgisi Türkçe ya da İngilizce'ye çok fazla benzemez. Fakat bu Fransızca'y zor ya da öğrenilmesi imkansız bir dil yapmaz. Kendine ait dil kuralları vardır ve bu kurallar diğer dillerle karşılaştırmadan öğrenildiği zaman oldukça öğrenci hızla gelişme gösterebilir.

3. İş, Eğitim ve Kültür Fransızca bir kültür dilidir. Modanın, tiyatronun, mutfağın, görsel sanatların, dansın ve mimarlığın dili Fransızcadır. Eğer ileride bu sektörlerde çalışmak istiyor ya da halihazırda çalışıyor iseniz Fransızca öğrenmenizi şiddetle tavsiye ederim. Dili bilmek sadece alanınızda gelişmeni sağlamaz, aynı zamanda çalıştığınız yerde de yükselme imkanı hatta yurt dışı olanakları sağlar. İspanyolca gibi Fransızca da Birleşmiş Milletlerde kullanılan resmi dillerden biridir. Avrupa Birliği, UNESCO, NATO, Uluslararası Olimpiyat Komitesi gibi kuruluşlarda ya da Citroen, Dior, Lacoste, L'Oréal, Hermés, Louis Vuitton, Chanel, Lancôme, Cartier ve Carrefour gibi büyük markalar Fransızdır.




İTALYANCA


1. Dilin Konuşulma Yaygınlığı Ortalama 63 milyon ile İtalyanca dünyada en çok konuşulan diller arasında 20. sıradadır. Peki ama o zaman İtalyanca neden bu listede 3. sırada diye sorabilirsiniz. İtalyanca Amerikan liselerinde ve üniversitelerinde en çok öğrenilen 4. dildir ve İtalyanca sınıflarına kayıtlarda diğerlerine oranla %20 daha hızlı artmaktadır.

2. Öğrenme Zorluğu İtalyanca da İspanyolca gibi fonetik bir dildir. Yani küçük farklılıklar dışında yazıldığı gibi okunan bir dildir. Kelime bakımından ise İngilizce ve diğer Latin kökenli dillerle pek çok ortak kelimeleri vardır. Örneğin; İngilizce - İtalyanca Türkçe - İtalyanca Concerto - Concert (Konser) Fiasco - Fiyasko Poeta - Poet (Şair) Macchina - Makina Problema - Problem Flanella - Fanila Melodia - Melody Vaso - Vazo Bir diğer örnek ise "şarkı söylemek" anlamındaki kelimenin dört dildeki ortaklığıdır; İspanyolca: cantar Portekizce: cantar Fransızca: chanter İtalyanca: cantare

3. İş, Eğitim ve Kültür UNESCO verilerine göre dünya sanat hazinelerinin %60'ı İtalya'da bulunmaktadır. Bu yüzden Sanat tarihi, edebiyat, arkeoloji ve filozofi çalışmalarında ve araştırmalarında İtalyanca bir anahtar görevi görür. Ayrıca KPMG araştırmaların göre Coca Cola ve Visa'dan sonra en çok tanınan marka "Made in Italy" damgasıdır. Benetton, Barilla, Ferrari, Fiat, Lavazza, Armani ve daha bir çok İtalyan marka ürünlerinin kaliteleriyle tanınır. 7.000'den fazla Amerikan şirketi İtalya ile iş yapmaktadır ve Chrysler, General Electric, ExonMobil, IBM ve Citibank gibi binlerce Amerikan şirketinin İtalya'da ofisi bulunmaktadır. Moda ve tasarım alanında da İtalya dünyanın merkezi diyebiliriz. İtalyanca bilmek Versace, Gucci, Dolce and Gabanna, Armani, Benetton ve Prada gibi büyük markalarda size çalışma imkanı sunar.

BONUS: ALMANCA

Şahsi olarak tavsiyem olmasa da özellikle okullarımızda ikinci yabancı dil olarak en çok Almanca tercih edildiği için bu dili de listemizde incelememiz gerektiğini düşünüyorum.


1. Dilin Konuşulma Yaygınlığı Almanca dünyada en çok konuşulan diller listesinde 11. sıradadır ve yaklaşık 130 milyon insan konuşuyor. Almanca'yı anadil olarak kullanan ülkeler ise Almanya, Avusturya, Belçika, Lihtenştayn ve Lüksemburg.

2. Öğrenme Zorluğu Almanca'nın zor bir dil olarak kabul edilmesinin sebebi Germen dillerinden olduğu için Türkçe'ye benzememesidir. Dil bilgisi olarak en çok İngilizce'ye benzer fakat yine de Almanca'nın dil bilgisi %90 İngilizce'den de farklıdır. Yine İngilizce ile benzer kelimeler olabilse de bu oran %20 gibi düşük bir orandır; Almanca - İngilizce Maus - Mouse Haus - House Foto - Photo Studieren - (to) Study Lampe - Lamp Dil bilgisine ve kelime çalışmalarına önerdiğim diğer dillerden daha fazla vakit harcamanız gerekecekse de eğer İngilizce biliyorsanız bu süreç sizin için daha kolay geçecektir.

3. İş, Eğitim, Kültür Bilimde en çok kulllanılan ikinci dil Almancadır. Bu yüzden Almancanın akademide önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Almanca bilmek tabii ki bilim alanında bir sürü kaynağa, özellikle de başka bir dile henüz çevrilmemiş olan kaynaklara, ulaşmanızı sağlar. Eğer yüksek lisans ya da doktora gibi planlarınız var ise Almanya'daki bir üniversiteye çok düşük ya da sıfır harç ücreti ile kayıt olma imkanınız var. Bunun sebebi ise üniversitede okuma oranının %27 gibi düşük bir oran olması sebebiyle bu ücretlerin vergiler tarafından karşılanıyor olması.

13.092 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör